Anlatıcı: Volkan, 34 yaşında
İstanbul / 2022
Ben Volkan.
Bu mektubu okuyorsan… büyük ihtimalle artık yokum.
Zaten bir süredir “ben” dediğim şeyin içi çoktan boşalmıştı.
34 yaşındayım. Evliydim. Bir oğlum vardı. Beş yaşında. Adı Emir.
Aslında her şey onun için başladı. Daha doğrusu öyle sandım.
İlk kumarı arkadaş ortamında oynadım. “Sadece eğlence” diyerek… Küçük küçük başladım. Sonra kazandım. Bir gece 3 bin lira cebime girdi. O gün beynimde bir yer yandı sanki. “Demek ki yapılabiliyormuş.” dedim. O gün evdeki altınları bozdurdum.
Sonrası yokuş aşağı. Önce arabayı sattım. Sonra kredi kartları, sonra eşimin haberi olmadan çektiğim ihtiyaç kredileri…
Ama hep “bir dahaki elde toparlarım” dedim.
Toparlanmadı.
Son zamanlarda ay sonunu göremiyordum. Elektrik kesik, doğalgaz yok, dolap bomboş. Ama ben hâlâ “bir dahaki elde” yaşıyordum.
En son bir tefeciye bulaştım. 70 bin lira…
Sözde “bir hafta sonra ödeyeceğim.”
İki hafta geçti. Kapıya geldiler.
O gün eşim ilk kez yüzüme tükürdü.
Sadece paramı değil, insanlığımı da kaybettiğimi söyledi.
Ve gitti.
Oğlumu da aldı.
Ne bir mahkeme, ne bir avukat…
Bir sabah kalktım, evde tek başımaydım.
Şimdi bu satırları eski bir defterin arkasına yazıyorum.
Ne sosyal medya profilim kaldı, ne gerçek bir dostum.
Kimseye anlatamadım.
Çünkü erkekler konuşmaz. Çünkü erkek ağlamaz. Çünkü “adam dediğin” her şeyi halleder.
Halledemedim.
Ve evet, ben ağladım.
Kendimi affedemediğim şey, borçlar değil.
Oğlumun doğum gününde ona bir çift ayakkabı bile alamamış olmam.
Kapının önünde “baba açım” diyen sesi susturmuş olmam.
Artık çıkış yok.
Bu mektubu bulursanız, bilin ki kendimi öldürdüm.
Ama beni öldüren şey bir kurşun ya da ip değil.
Gurur öldürdü beni.
Sessizlik öldürdü.
Anlatamamış olmak.
Eğer birileri okursa bu satırları… belki bir başka Volkan durur bir köşede.
Belki bir başka borcun, bir başka yalnızlığın içinden sesini duyurur.
Ama ben sustum.
Ve sessizlik kazandı.
not:
Benim hikayem kimseye örnek olmasın.
Ama bir kişi bile bu satırlardan sonra yardım ararsa,
ben boşa gitmedim.
Bu hikaye neden önemli?
Çünkü Türkiye’de binlerce erkek borç, kumar, çaresizlik ve toplum baskısı altında eziliyor. Konuşamıyorlar. Yardım istemiyorlar. Çünkü “ayıp”, çünkü “zayıflık” sayılıyor.
Ve çoğu… sessizce gidiyor.

