Acil Servis Hemşiresi Hikayesi: Beyaz Önlüğün Ardındaki Sessizlik

Acil servis hemşiresi hikayesi

Sesimi Duymadılar

Anlatıcı: Elif, 41 yaşında
Meslek: Acil Servis Hemşiresi
Yer / Zaman: Ankara / 2019

Ben Elif.
Bu yazıyı sabah vardiyasından sonra, hastanenin arka bahçesinde yazıyorum.
Güneş doğmuş ama içimde hâlâ gece var.

41 yaşındayım. On altı yıldır acil servisteyim.
İnsanlar acile panikle gelir.
Biz sakin olmak zorundayız.
Çünkü biri bağırırken, biri kan kaybederken, biri ölürken;
senin sesin titreyemez.

Bu gece üç hasta kaybettik.
Biri kalp krizi.
Biri trafik kazası.
Biri yaşlı bir kadın… adı Zeynep’ti.

Zeynep teyze sedyede yatarken elimi tuttu.
“Benim kızım gelecek,” dedi.
“Gelir mi?”
“Gelir,” dedim.
Gelmedi.

Monitör düz çizgiye geçtiğinde, odada kimse ağlamadı.
Biz ağlamayız.
Çünkü sırada bekleyenler vardır.

Sabaha karşı bir an durdum.
Ellerime baktım.
Eldivenin altında hâlâ sıcaktılar.
Ama içim soğuktu.

Eve döndüğümde oğlum uyuyordu.
On dört yaşında.
Odası dağınık, defteri açık.
Yanına oturdum.
Saçını okşadım.
Uyanmadı.

“İyi bir anne miyim?” diye sordum kendime.
Cevap vermedi kimse.

Eşim yıllar önce gitti.
“Sen hep hastanedesin,” demişti.
Haklıydı.
Ama ben oradaydım çünkü birilerinin bana ihtiyacı vardı.
Ya da ben öyle sandım.

İnsanlara hayat veriyoruz sanıyoruz.
Ama bazen sadece ölümü erteliyoruz.
Ve o ertelenen her ölüm, içimizde bir yere yazılıyor.

Hastanede kimse “Nasılsın?” diye sormaz.
“Kaç hasta?” diye sorar.
“Kaçı gitti?” diye sorar.
Ben de cevaplarım, çünkü bu bir;

Acil servis hemşiresi hikayesi

Ama kimse,
“Bu gece kaçını içinde götürdün?” diye sormaz.

Zeynep teyzenin sesi hâlâ kulaklarımda.
“Gelir mi?”
Gelmedi.

Belki kızı gelmedi.
Ama ben geldim.
Yetmedi.

İnsanlar hemşireleri güçlü sanır.
Her şeye alışık.
Her şeye dayanıklı.
Oysa biz sadece susmayı öğrendik.

Çünkü ağlarsak, sistem aksar.
Çünkü durursak, sıra uzar.
Çünkü düşersek, kimse bizi kaldırmaz.

Yarın yine gideceğim.
Aynı servise.
Aynı beyaz önlüğe.
Aynı yüz ifadelerine.

Ve yine biri elimi tutacak.
Yine biri “gitme” diyecek.
Yine biri gidecek.

Ben kalacağım.
Ama her seferinde biraz daha eksik.

Belki bir gün biri sorar.
Gerçekten sorar.
“Bu yük kime ağır geliyor?” diye.

O gün konuşurum.
Belki.

Şimdilik çalışıyorum.
Çünkü hayat kurtarmak,
bazen kendi hayatını sessizce kaybetmek demektir.


acil servis hemşiresi hikayesi

Comments (0)

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top