Geç Kalan Tren Hikayesi: Hayata Cesaret Edemediğim Gün

Geç kalan tren hikayesi

Geç Kalan Tren

Yazan: Deniz Karaca
Yazım Tarihi: 12 Mart 2024
Anlatıcı: Hasan
Anlatıcının Yaşı: 47
Yer / Zaman: Eskişehir Garı / 2018

Ben Hasan.
Bu hikâyeyi yazdığımda kırk yedi yaşındayım ama anlattığım gün, kendimi ilk kez gerçekten yaşlı hissettiğim gündü.

2018 yılının sonbaharıydı. Eskişehir Garı’nda bekliyordum.
Elimde küçük bir çanta, cebimde tek yön bilet.
Tren geç kalmıştı. Ya da ben hayata geç kalmıştım, tam emin değilim.

Yirmi iki yıl aynı fabrikada çalıştım.
Her sabah aynı saatte kalktım.
Aynı yolu yürüdüm.
Aynı makinelerin başında durdum.

Bir gün kapıya kâğıt astılar.
“Küçülmeye gidiyoruz.”
Ben de o kâğıdın içindeydim meğer.

Geç kalan tren hikayesi

Eve döndüğümde eşime söyleyemedim.
Söyleyince gerçek olacaktı sanki.
Bir süre sabahları yine işe gider gibi çıktım evden.
Garın banklarında oturdum.
Çay içtim.
Gazete okur gibi yaptım.

O gün trenin gecikmesi canımı yaktı.
Çünkü ilk defa gerçekten gitmeye karar vermiştim.
Nereye gittiğimin önemi yoktu.
Sadece bulunduğum yerden uzaklaşmak istiyordum.

Yanıma genç bir çocuk oturdu.
Üniversite öğrencisiymiş.
Heyecanlıydı.
“Hayat yeni başlıyor abi,” dedi.

Gülümsedim.
Bir şey demedim.

Tren geldiğinde herkes ayağa kalktı.
Ben kalkmadım.
Bilet cebimde kaldı.

O an anladım.
Bazı trenler kaçtığı için değil,
binmeye cesaret edemediğin için gider.

O gün eve geri döndüm.
Ertesi gün iş aramaya başladım.
Kolay olmadı.
Ama durmadım.

Şimdi hâlâ çalışıyorum.
Başka bir yerde.
Başka bir düzende.Ama ne zaman bir gar görsem,
geç kalan o treni hatırlarım.
Ve şunu düşünürüm:
Geç kalmak bazen bitiş değil,
durup düşünmek için verilen son şanstır.


geç kalan tren hikayesi

Comments (0)

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top