Annemin Gönderilmeyen Mesajları

Benim adım Selda.
32 yaşındayım. İstanbul’da bir reklam ajansında çalışıyorum. Bu hikâye annemin eski tuşlu telefonunu bulduğum gün başladı.

Annem teknolojiyle arası hiç olmayan biriydi. Akıllı telefon aldık, kullanamadı. “Buna basınca nereye gidiyor?” diye sorardı. En son pes etti, çekmeceye koydu. Vefat ettiğinde o telefon da diğer eşyalarıyla birlikte bir poşete girdi.

Aradan iki yıl geçti. Evi toparlarken o poşeti açtım. İçinden mavi kapaklı, tuşları silinmiş eski bir telefon çıktı. Şarj aletini bulup taktım. Açıldı.

Mesaj kutusunda 47 taslak vardı.

Hiçbiri gönderilmemiş.

İlkini açtım.
“Selda, akşam geç kalma, yemeği ısıtmayı unutma.”

Tarih: 2016.

Bir başkası:
“Bugün işte canın sıkıldı mı?”

Bir diğeri:
“Babanla tartışma, o seni anlamıyor olabilir ama seviyor.”

Mesajlar kısa, basit cümlelerdi. Ama hepsi bana yazılmıştı. Gönderilmemişti.

Annem mesaj yazmayı öğrenmeye çalışmış ama göndermeyi becerememiş. Belki de emin olamamış. Belki yanlış bir yere gider diye korkmuş. Bilmiyorum. Ama o mesajları yazmış.

Ben o yıllarda hep meşguldüm. Telefona bakamazdım. “Toplantıdayım anne,” der geçerdim. Bazen aramasını görüp dönmezdim. “Sonra konuşuruz” derdim.

O “sonra” hiç gelmedi.

O taslakları okurken şunu fark ettim: Annem aslında konuşmak istemiş. Benimle sıradan şeyleri paylaşmak istemiş. Büyük nasihatler değil. Günlük, küçük, basit şeyler.

O gün ajansa gitmedim. İzin aldım. Evin salonuna oturup bütün mesajları tek tek okudum. Son taslak şöyleydi:
“Selda, sen güçlü görünüyorsun ama yorulduğunu biliyorum.”

Tarih, hastaneye yattığı haftaydı.

Annemle aram kötü değildi. Kavgalı da değildik. Ama yüzeysel bir mesafemiz vardı. Ben hep daha önemli işlerim olduğunu düşündüm. Daha acil şeylerim vardı. O ise bekledi.

Şimdi telefonum her çaldığında açıyorum.
Arkadaş, iş, bilmediğim numara… Fark etmiyor.
Çünkü bir gün gerçekten aramasını beklediğin biri aramayabilir.

Annemin telefonu çekmecemde duruyor. Şarjı bitik.
Ama o taslaklar, gönderilmemiş hâlleriyle bile bana ulaştı.

Bazen bir mesaj gitmez.
Ama anlamı yine de yerine varır.

Comments (0)

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top